İstanbul’da “Vesayet İnşalarına Karşı Millî İrade Mücadelesi Paneli” düzenlendi

İstanbul’da “Vesayet İnşalarına Karşı Millî İrade Mücadelesi Paneli” düzenlendi

Başkanlığımız tarafından 18 Eylül2026 tarihinde İstanbul’da “Vesayet İnşalarına Karşı Millî İrade Mücadelesi Paneli” düzenlendi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın açış konuşmasıyla başlayan panelde, “Yassıada Özel Mahkemeleri”nde gerçekleştirilen hukuk ihlalleri, sivil siyasetin karşılaştığı vesayet baskısı ve kurumsallaşma mücadelesi akademik bir perspektifle ele alındı.

Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Arslan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde konuşan Türkolog, Dil Bilimci ve Akademisyen Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali, 27 Mayıs 1960 darbesi ve Yassıada yargılamalarının tarihsel ve hukuki boyutlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. 27 Mayıs’ı büyükbabası Celal Bayar’ın tanımıyla bir "siyasi şekavet" ve eşkıyalıkhareketi olarak niteleyen Naskali, Yassıada’da kurulan Yüksek Adalet Divanı’nın dava oluşturabilmek adına gerçek dışı ve hayal gücünü zorlayan iddiaların peşine düştüğünü vurguladı.

Polis Akademisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ülkü Nur Zenginyaptığı konuşmada Yassıada yargılamalarının savunma haklarının çiğnendiği, uydurma suçlamalar, tecrit ve işkencelerle yürütüldüğünü vurguladı. Sürecin sadece üç idamla sınırlı kalmayıp bunun yanında kalp krizi denilen, intihar denilen kayıplarımız olduğunu da belirten Zengin, yaşanan tüm bu acıların Türk milletinde geri dönüşü olmayan hatalara mahal vermemek üzere bir refleks oluşturduğunun altını çizdi.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevfik Erdem de darbeyi gerçekleştirenlerin sivil siyaseti dengeleme iddiasıyla kurumsal vesayeti meşrulaştırdığını ifade etti. Türkiye'de sivil-asker dengesinin ancak 2000'li yıllardan itibaren değişmeye başladığını ve Millî Güvelik Kurulu üyelerinin sivilleşmesiyle Türkiye’deki siyasetin yerli yerine oturduğunu vurguladı.

Gazeteci, Yazar ve Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş ise yaptığı değerlendirmede; 27 Mayıs 1960 darbesinin yalnızca iç dinamiklerle değil, Türkiye'nin bağımsız hareket etmesini engellemek isteyen dış güçlerin teşviki ve vesayet odaklarıyla iş birliği halinde yürütüldüğünü ifade etti. Kızıltaş, Demokrat Parti iktidarının 1954 sonrası basınla yaşadığı gerilimin arkasında iç ve dış mihrakların yönlendirmesi olduğuna dikkat çekti.

Ayrıca program kapsamında tarihî fotoğraf ve vesikalar aracılığıyla millî irade bilincini pekiştirmek ve toplumsal belleği taze tutmak amacıyla hazırlanan “Cumhurbaşkanlığı Arşivinden Fotoğraflarla Demokrasiye Vurulan Darbe: 27 Mayıs” adlı kitabın tanıtımı da gerçekleştirildi.

Söz konusu eserde 27 Mayıs dönemini aydınlatmak ve kurumsal hafızayı diri tutmak amacıyla Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nden ilk kez gün yüzüne çıkarılan tarihî vesika ve fotoğraflara yer veriliyor.